Cep Telefonu Listesini Temizlemek

Oğuz geçen gün cep telefonunun listesini temizlerken ki düşündüklerini anlatmış...Pek de güzel yazmış doğrusu. Aslında gereksiz insanları hayatımızdan çıkarma konusunda da bu kadar hızlı davranmalıyız bence. Az kaldılar, yalnız mı kalıyorum bencilliği yapmadan şak diye kestirip atmak lazım. Oğuz ''defterden'' sildiği insanları çeşitlere çok iyi ayırmış ama ben bu kadar bile tereddüt etme tarafarı değilim artık.
Beni de bugüne kadar silenler buna gülecek bölge arayacaklardır ama ben insana yaptığı yatırımların karşılığını asala alamayanlardan olarak görüyorum kendimi...Belki çok kişi hadi oradan kendine bak diyecektir ama bugüne kadar bazı hakketmeyen insanların üzerinde o kadar çok durdum ki gerçekten bana emeği geçenlere haksızlık ettim galiba.
Oğuzun yazıyı okuyunca ne zamandır düşündüğüm şeyleri ne güzel yazıya dökmüş diye düşündüm. O, bu sevimsiz işi yeni telefon numarası alarak aradan çıkarmış. Benim planım ise görsem bile tanımamak olacak bundan sonra. Çok rahatladığımı söylemeliyim.

İyi Bayramlar

Bayram günü yeyip içmeden fırsat bulup, bu blogu okuyanların bayramını kutluyorum. Umarım her ne umudunuz varsa diğer bayrama kadar gerçekleşir.
Bu arada bol bol bayram geyiği yapacağız. Eski bayramlardan tutun da İstanbul trağine, hatta erkek arkadaşını çaldığı için kız arkadaşını bıçaklayan liselilerden dem vurup gençliğin iyice bozulduğuna kadar tüm klasik konuları biriktirip buradan yazacağız..
Bayramdan sonra verdiğimiz kısa ara bitiyor. Görüşmek üzere...

Peki ya dilencinin böylesine ne demeli?

Geçen yazımdaki talihsiz dilenciden sonra meslekte çok önemli gelişmeler yaşandı. Dilenciler şehre göç nedeniyle hızla kimlik değiştirdi. Yeni teknikler, zor kullanmalar uygulanmaya başlandı. Köyüme döneceğim otobüs parası lazım en sık kullanılan yöntem haline geldi. Ama en enteresanı herhalde bizim mahalledeki teyze tarafından uygulanıyor.
Ölümlerden Ölüm beğen taktiği diyebiliriz. Önce gözüne kestirdiği ava fazla çaktırmadan yaklaşıyor. Tam lüks bir lokantanın önünde dükkanın giriş kapısına doğru yolunu kapatıyor. Köşede kıstırıp ölümcül cümleyi kuruyor: ''Bana şurdan bir tavuk alsana!!!'' Eliyle kızarmakta olan piliçleri gösteriyor bu arada. Köşeye sıkışmış kişi bu abuk soruyla bir neye uğradığını şaşırıyor. Ama lokantanın kapısında duran fiyet listesi onu kendine getiriyor hemen.
Teyze kurbanın narkozun etkisinden çıkmaya başladığını anda ikinci darbeyi indiriyor. '' Almıyorsan bari bir 5 YTL ver'' Seçimlik bir hak tanınması şanssız kişiye bir ferahlık verse de ağızdan çıkan rakam şaşkınlığın boyutunu arrtırıyor. Sonunda kurban, rayici 50 kuruş olan dilenci sadakasına 1-2 YTL vererek ama daha beterinden de kurtulduğuna sevinerek bu işten sıyrılıyor. Yani alan razı, o da 1-2 şer götüren teyze oluyor, veren gazi ( o da bu çatışmadan az zayiat ile çıkan mağdur oluyor.)
Nasıl taktik ama...Teyze en favori eleman benim için bu günlerde. Çok tuttum çok...