Saadiyat Projesi
Yıl 1791. Beni Yas ismindeki bedevi kabilesi Arap Körfezi civarında bit tatlı su kaynağı bulur. Kabile aşırı sıcağın kavurduğu bu bölgede her türlü zenginlikten çok daha değerli olan su kaynağını kaptırmamak için küçücük bir yerleşim bölgesi kurar. Nesiller boyu burada kalan Beni Yas kabilesinin yerleştiği topraklar üzerinde yüzyıllar sonra Abu Dhabi ülkesi kurulur.
Beni Yas kabilesinin çöldeki su kaynağını keşfettiği dönemde dünyanın öbür ucunda, Fransa’da çok farklı gelişmeler yaşanmaktaydı. Burjuva sınıfının önderliğinde Kraliyet ve Kilise yönetimine karşı mücadele giderek şiddetleniyordu. Bu direnç nihayet 1789’da İhtilal ile sonuçlandı. İhtilal esnasında kraliyet ailesi tarafından muhafaza edilen sanat eserlerine el kondu. İhtilalin dozu dumanın yatışmasının ardından bu sanat eserlerinin Louvre da halka açık bir müzede sergilenmesine karar verilir. Alınan bu kararın ardından sürekli büyüyen ve günümüze kadar ulaşan Louvre Müzesi projesi hayata geçer.
Kültürleri, tarihi, sanat anlayışları farklı bu iki ülkenin yolları bugün Saadiyat Projesi adı verilen dünyanın en büyük kültür merkezi olmaya aday bir proje nedeniyle kesişmiş durumda.
Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı ve Abu Dhabi Hükümdarı Şeyh Halife Bin Zeyd Al Nahyan’ın iddialı planlarından biri olan bu proje kapsamında, 27 kilometre karelik bir alan üzerine 19 farklı kültür ve sanat yapısı inşa edilecek. 2018’de tamamlanması ve 30 milyara mal olması beklenen projede ayrıca eğlence tesisleri ve 29 adet otel bulunmakta. Bir ada olarak tasarlanan ve Arapça’da ‘‘mutluluk’’ anlamına gelen bu proje için dünyanın en büyük mimarları olarak gösterilen Frank O. Gehry, Jean Nouvel, Tadao Anda ve Zaha Hadid ile anlaşılmış.
Çöl harikası bu ülke ile Fransa’nın yolları ise tam bu noktada kesişiyor. Proje mimarlarından Frank O Gehry’in Newyork’ta yapmayı planladığı ancak 11 Eylül saldırıları nedeniyle askıya alınan Guggenheim Projesi’ni Abu Dhabi’de hem de çok daha fantastik bir şekilde inşa edilecek. 30 bin metre kare alan üzerine inşa edilecek müze uzaktan bakıldığında devasa silindir, dikdörtgen ve prizmaların iç içe geçmiş halini temsil edecek. Ayrıca Fransız mimar Jean Nouvel ise ‘‘Louvre Abu Dhabi’’ adı verilen çarpıcı bir müze tasarımına imza atacak. İşte bu noktada bu mimari harikası müzelerin içinde sergilenecek sanat eserleri önem arz etmekte. Abu Dhabi yönetimi bu sorunu, 1 Milyar Dolar karşılığında Paris Louvre’da bulunan yüzlerce sanat eserini 20 yıllığına kiralayarak aşmayı planlıyor.
Haberin dünya basınına yansımasının ardından Fransızlar ayağa kalktı. Kültürel miraslarına bağımlılıkları ile tanınan Fransızlar, ülkenin 20 yıl boyunca büyük bir kültürel hazineden mahrum kalacaklarını ileri sürerek bu girişime karşı çıkıyorlar. Abu Dhabi yönetimi ise rakamın gerekirse arttırılabileceğini ve bir şekilde bu tepkilerin üstesinden gelineceğini düşünüyor.
Projeden beklenen ise şöyle özetleniyor: ‘‘ Yapmak istediğimiz müze öylesine etkileyici olmalı ki dünyada sanat ile ilgilenen herkes yılda en az bir kez gelip ziyaret istemeli.’’
Kültürel anlayış açısından dünya tarafından daima ‘fakir’ olarak görülen bir coğrafya’da böyle bir projeye imza atılması ve hiçbir kompleks gösterilmeden farklı bir kültürün sanat eserlerini ‘parası neyse veririz’ anlayışla dünyaya kendi bölgesinden sergileme çabaları oldukça ilgi çekici.
(Kaynak: Sabah Gazetesi 22 Şubat 2007 Emlak&Mortgage Eki Sf : 4 )Etiketler: Abu Dhabi, mimari, saadiyat projesi, sanat